Bazı yerlerde geceleri çok fazla ışık yanar. Bu ışıklar gökyüzüne yayılır ve yıldızların görünmesini zorlaştırır. Gece karanlık olduğunda doğa dinlenir. Yıldızlı bir gece, gökyüzü için çok değerlidir. Karanlık yıldızlı gece ve aydınlık şehir gecesi görselleri gösterilir. İki görsel birlikte incelenir. Çocuklardan farkları söylemeleri istenir. Hangisinde daha çok yıldız var?” sorusu üzerinde durulur.
Görseller sınıfta herkesin tekrar bakabileceği bir alana asılır. Çocuklardan, gördükleri görsellerden ilham alarak ya da hayallerindeki “gece” ya da “uzayı resmetmeleri istenir. Daha küçük çocuklar için serbest boyama desteklenir; daha büyük çocuklar renk geçişleri ve detaylar konusunda nazikçe teşvik edilir. Çalışmalar tamamlandığında sınıfta küçük bir sergi oluşturulur; isteyen çocuklar resmini kısaca anlatır.
Çocuklar küçük kâğıtlara şablon yardımıyla Ay (hilal) ve farklı büyüklükte gezegenler çizer. Çizimler küçük makaslarla kesilir. Büyük kâğıtlar ortadan ikiye katlanır; kesilen küçük kâğıtlar içine yerleştirilir (dışarı taşmayacak şekilde). Aydınlık ortamda bakıldığında içerideki şekiller zor görünür. Sınıf karartılır; kâğıt, bir lamba/el feneri önüne (ya da pencereye) tutulur. İçerideki Ay ve gezegenler ışıkta parlayarak görünür hâle gelir. Çocuklar gözlemlerini paylaşır; gece–gündüz farkı vurgulanır.
nsanların çok uzun zamandır gökyüzüne baktığı, düşündüğü ve hikâyeler anlattığı paylaşılır. Günümüzde şehir ışıkları yüzünden yıldızları daha az görebildiğimiz konuşulur. Evren hakkında her şeyi bilmemizin gerekmediği, merak etmenin ve soru sormanın çok değerli olduğu vurgulanır. Çocukların düşüncelerini özgürce paylaşmalarına alan açılır; doğru–yanlış düzeltmeleri yapılmaz.
Gece olduğunda gökyüzünde neler görürüz? sorusu ile çocukların deneyimleri dinlenir.
Eskiden gecelerin daha karanlık olduğu, günümüzde ise şehir ışıkları nedeniyle gecelerin aydınlandığı basit bir dille anlatılır.
Bu duruma bilim insanlarının ışık kirliliği dediği ifade edilir. Karanlık bir gece ve çok aydınlık bir geceyi gösteren iki farklı görsel çocuklara gösterilir.
Hangi görselde daha fazla yıldız görüldüğü birlikte fark edilir.
Büyük bir kâğıt ortadan ikiye katlanır.
Kesilen Ay ve gezegen şekilleri bu büyük kâğıdın içine yerleştirilir.
Kâğıt kapatıldığında içindeki şekiller görünmez hâle gelir.
Önce aydınlık ortamda kapalı kâğıda bakılır; içindeki şekillerin görünmediği fark edilir.
Ardından ortam biraz karartılır ve kâğıt bir lamba ya da el fenerinin önüne tutulur.
Bu kez Ay ve gezegenlerin birden “parladığı” gözlemlenir.
Çocuklarla yerde bir daire şeklinde oturun. Onlara bir hikâye anlatacağınızı ve bu hikâyenin bir parçası olabileceklerini söyleyin. Hikâye, güneş, ay ve yıldızlarla ilgilidir. Hangi çocuğun güneş, hangisinin ay olmak istediğini sorun. Diğer tüm çocuklar yıldız olabilir. İsterseniz birkaç tur oynayarak farklı çocuklara da güneş ve ay olma fırsatı tanıyabilirsiniz.
Her rol için metinleri ve hareketleri sırayla yönlendirin.
Çocuklar boş bir kavanoz seçer. Çocuklar kâğıttan küçük yıldızlar keserler. Yıldızların renk ve boyutlarının kavanozun boyutuna uygun olmasına dikkat edin Çocuklar, seçtikleri şeffaf kâğıdı küçük parçalara ayırır. Kavanozun dış yüzeyine bir fırça yardımıyla ince bir tabaka tutkal sürerek üzerine 1-2 kat şeffaf kâğıt yapıştırırlar. Islak kâğıt tabakasına çocuklar yıldız şeklinde kesilmiş kâğıt parçalarını yapıştırır.
Çocukları ses istasyonunun etrafına toplayın. Her çocuğa sırasıyla enstrümanları ve nesneleri göstererek, hangi sesleri çıkarabileceklerini anlatın.
Örneğin:
Davul = Uzay gemisinin motor sesi
Ksilofon = Yıldızların parlaması
El-göz koordinasyonunu geliştirir: Çocuklar, doğru renkleri doğru alanlara yerleştirirken ince motor becerilerini ve el-göz uyumunu güçlendirir. Odaklanma yeteneğini artırır: Bir sembolü belirleyip ona uygun renkle boyama yaparken dikkat süreleri uzar. Renk ve şekil bilgisini pekiştirir: Çeşitli sembolleri ve renkleri öğrenip …









