Öğretmen yönergeleriyle:
Hepimiz akan bir dereyiz…”(ellerle dalga hareketi)
Şimdi balıklar gibiyiz… (yumuşak, kaygan hareketler)
Rüzgâr esti, su hızlandı/yavaşladı…
Amaç: Bedeni ve hayali ortama hazırlamak.
Öğretmen yönergeleriyle:
Hepimiz akan bir dereyiz…”(ellerle dalga hareketi)
Şimdi balıklar gibiyiz… (yumuşak, kaygan hareketler)
Rüzgâr esti, su hızlandı/yavaşladı…
Amaç: Bedeni ve hayali ortama hazırlamak.
Öğretmen çocuklarla çöp kamyonu üzerine sohbet eder:
Çöp kamyonunu hiç gördünüz mü? Sence çöpler nereye gidiyor?
Çocukların tahminleri dinlenir; doğru–yanlış şeklinde düzeltilmez.Sınıf veya bahçede bir parkur hazırlanır.
Çocuklar iki gruba ayrılır, her gruba bir çöp kovası verilir. Her gruptan bir çocuk başlangıç noktasına gelir. Parkurdan bir atık alır, belirlenen noktaya kadar koşar. Kovayı sıradaki arkadaşına verir.
Öğretmen çocuklara sorar:
Sabahları kahvaltıda neler yiyoruz? Bunlar nereden geliyor?
Çiftlikte bir günün nasıl başladığı anlatılır:
Hayvanların beslenmesi, süt sağılması, tarlada çalışma…
Çocuklarla birlikte kullanılan malzemeler incelenir:
“Bu patates nerede yetişir?”,
“Yumurta bize hangi hayvandan gelir?”
Toplanan işler tek tek ele alınır ve şu soru sorulur:
Bu işi genelde kim yapar? Çocuklar görevleri ilgili kişilerle eşleştirir.
Varsa okulda çalışan diğer yetişkinler (aşçı, temizlik görevlisi, teknik personel) hakkında kısa açıklamalar yapılır. Öğretmen etkinliği şöyle bağlar:
Bu işler yapılmazsa okulda neler zorlaşırdı? Çocukların fikirlerini paylaşmalarına alan açılır.
Çocuklar veya öğretmen, dergilerden her atık türüne ait örnekleri kesip doğru renkteki kartlara yapıştırır.
Zor örneklerde öğretmen rehberlik eder, hazır cevap vermez; çocukların düşünmesine alan açar.
İkinci kartondan 18×24 cm ölçülerinde oyun panoları hazırlanır.
Her pano 12 kareye bölünür ve farklı atık renkleriyle boyanır.
Malzemeler şeffaf folyo ile kaplanarak dayanıklılık sağlanır.
Çocuk seçtiği kazı alanında toprağı dikkatle kazar ve bir buluntu bulur.
Buluntuyu etiketler, üzerine bir numara verir.
Temizleme ve İnceleme
Buluntuyu inceleme bölümünde fırçayla nazikçe temizler.
Buluntuya dikkatlice bakar, dokunur, inceler.
Çocuklar çemberde oturur. Öğretmen sorar:
“Sabahları okula gelirken anne ve babalarınız nereye gidiyor olabilir?”
Çocukların anlatımları kesilmeden dinlenir, her çocuğa söz hakkı tanınır.
Öğretmen aşağıdaki soruları ihtiyaca göre yöneltir:
Gündüzleri çiçekten çiçeğe uçar, nektarlarını içermiş. Geceleri ise uyumadan önce gökyüzüne bakar, karanlıkta parlayan yıldızları hayranlıkla seyredermiş.
Bir gün yıldızlara ulaşmayı çok istemiş. Her gün biraz daha yükseğe uçarak ağaçların tepesine çıkmış. Gün geçtikçe yıldızlara biraz daha yaklaştığını hissetmiş.
Çocuklarla çember olunur. Öğretmen anlatır. Yıldızlar, çok ama çok uzakta olan, sıcak ve parlak ışıklar gibidir. O kadar uzaktalar ki onları sadece küçük ışık noktaları olarak görürüz.
Devamında sade bir dille şu bilgiler paylaşılır:
Öğretmen, şeffaf plastik kutunun içine az sayıda küçük yıldız yerleştirir. Her çocuk sırayla kutuyu bir kez sallar ve yıldızların yerleri değişmesin diye kutuyu dikkatlice masaya bırakır. Çocuk, kutunun içindeki yıldızların oluşturduğu dizilimi sessizce inceler. Daha sonra bu görüntüyü kâğıda aktarmaya çalışır. Yıldızları nokta ya da küçük daireler şeklinde gösterebilir. Daha küçük çocuklar için başlangıçta en fazla üç yıldız kullanılır.