Çocuklarla birlikte yerde minderlerden oluşan bir daire içinde toplanın. Her çocuk kendi seçtiği renkte şifon bir eşarp alır ve pelerin şeklinde düğüm atar. Ardından, sol sütunda yer alan metni söyleyin ve hareketleri sağ sütunda yazıldığı gibi yapın.
Önceden, kabukları bahçede saklayın. Çocuklardan sahilde olduklarını hayal etmelerini isteyin. Örneğin, Antalya’da bir sahilde. Bahçe çitimizin arkasında deniz başlıyor. Bahçe denize sıfır bir plaja sahiptir. Şimdi orada kabuk aramak için birlikte gezmeye çıkıyoruz.
Yumurta Tangramına ”mucize yumurta” veya ”Kolumbus’un Yumurtası da” denir. Avrupa da 1900 yıllarda geliştirilidi, Ana şekli yumurtaya benzer ve 9 parçadan oluşur.
Fotoğrafta yer alan resme göre, çocuklar hamuru düzleştirir ve şekle sokarlar. Kalan hamur üzerinden daha sonra vatozun gövdesine bastırdıkları uzun kuyruğu oluştururlar. Farklı renklerde hamur kullanarak vatozun gözleri küçük toplar şeklinde yapılabilir ve vatozun kafasına yerleştirilebilir. Mavi bir bez üzerine örtülmüş renkli vatozlar oldukça güzel görünür.
Köpekbalığı “yemek zamanı” diye cevap verirse, çocuklar köpekbalığı onları yakalamadan önce mümkün olduğunca çabuk bir cankurtaran salına kaçmaya çalışırlar. Yakalanan her balık bir köpekbalığı olur. Sadece bir balık kaldığında oyun sona erer.
Çocukların gözlerinin önünde, kraft kâğıdına bir balık taslağı çizin. Ayrıca göz, ağız ve yüzgeci çizin.
Çocuklar kraft kâğıdının etrafında toplanır, balığı tutkal ile kaplarlar ve çok çeşitli kâğıt parçalarını balığın vücuduna yapıştırırlar. Bu sayede rengârenk, neşeli bir balık ortaya çıkar.
Yaptığınız çalışmayı sınıfa duvara, açıkça görülebilecek şekilde asabilirsiniz.
Çocuklarla bir masanın etrafında toplanın. Her çocuğa 5 midye verin. Sonra çocukları kabukları parlak renklerle boyamaya davet edin. Çocuklar sırayla fırçalarla istedikleri renklere boyarlar. Son olarak, boyanın kabuklar üzerinde kurumasını bekleyin.
Günümüzün hızlı tempolu dünyasında göğsümüze doğru sığ nefes alıyoruz. Bu da bedende ve zihinde gerginliğe yol açar. Derin karın nefesi ise doğal nefes alma biçimimizdir. Derin nefes alıp vermek vücuda daha fazla oksijen girmesini sağlar ve bu da tüm vücudu yeni bir enerjiyle doldurur.
Öğretmen şişeden çıkan “neşe saçan havaya” düşsel bir top şeklini verir ve dairede olan bir çocuğa atar.
Çocuk topu yakalar ve dairede olan başka bir çocuğa yuvarlar, atar veya götürür ve top çocuklar arasında dolaşır.
Oyun bittikten sonra öğretmen “neşe saçan havayı” yeniden şişeye koyar ve şişeyi kapatır.
Nefes alıp verirken, göğsünün yükseldiğini ve yavaşça düştüğünü hissediyor musun?
Nefes alıp vermen sakin ve dengeli mi? diye sorulur.
Nefes alıp vermeye odaklandığında nefesinizin doğal olarak akmasına izin vermek o kadar kolay olmuyor.
Sonra ki aşamada çocuklar nefes alış verişine etki yapmaya çalışırlar:
Mümkün olduğunca derin ve yavaş nefes vermeleri ve çok hızlı ve sığ bir şekilde nefes almaları istenir.
Son aşamada hızlı ve hareketli bir aktivite yapılır. Örneğin bir engel parkur veya benzer hareketli bir oyun.









