Burada çocuklara şu düşünme fırsatı sunulur:
Mevsimler tekrar eder ama her tekrar yeni bir yıldır. Her çember Aralık–Ocak arasından kesilir. Halkalar üst üste gelecek şekilde sıralanır. En üstteki halka içinde bulunduğumuz yıl olur ve üzerine o yılın sayısı yazılır. Altındaki halkalar geçmiş yılları temsil eder. Aralık bir önceki yılın ocak ayına bağlanacak şekilde spiral oluşturulur.
Grupça, seçilen mesleklerde hangi araçların ve kıyafetlerin kullanıldığı üzerine sohbet edilir. Önceden hazırlanan kostüm kutusu tanıtılır. Kutuda doktor önlüğü, tulum, şapka gibi mesleklere ait kıyafetler ve gerekiyorsa temsilî araçlar bulunur. Her çocuk yapmak istediği mesleği seçer.
Çocuklarla çember olunur. Öğretmen anlatır. Yıldızlar, çok ama çok uzakta olan, sıcak ve parlak ışıklar gibidir. O kadar uzaktalar ki onları sadece küçük ışık noktaları olarak görürüz.
Devamında sade bir dille şu bilgiler paylaşılır:
Çocuklar küçük yaşlardan itibaren bıraktıkları her şeyin aşağı doğru düştüğünü deneyimler. Nesnelerin yere düşmesi yerçekimi denilen bir kuvvet sayesinde olur.
Tüm maddeler birbirini çeker. Yeryüzünde en büyük kütle Dünya olduğu için, çekim gücü de en fazladır. Bu yüzden bıraktığımız nesneler yere doğru hareket eder.
Bazı yerlerde geceleri çok fazla ışık yanar. Bu ışıklar gökyüzüne yayılır ve yıldızların görünmesini zorlaştırır. Gece karanlık olduğunda doğa dinlenir. Yıldızlı bir gece, gökyüzü için çok değerlidir. Karanlık yıldızlı gece ve aydınlık şehir gecesi görselleri gösterilir. İki görsel birlikte incelenir. Çocuklardan farkları söylemeleri istenir. Hangisinde daha çok yıldız var?” sorusu üzerinde durulur.
Gece olduğunda gökyüzünde neler görürüz? sorusu ile çocukların deneyimleri dinlenir.
Eskiden gecelerin daha karanlık olduğu, günümüzde ise şehir ışıkları nedeniyle gecelerin aydınlandığı basit bir dille anlatılır.
Bu duruma bilim insanlarının ışık kirliliği dediği ifade edilir. Karanlık bir gece ve çok aydınlık bir geceyi gösteren iki farklı görsel çocuklara gösterilir.
Hangi görselde daha fazla yıldız görüldüğü birlikte fark edilir.
Kar Dede de boş bir sandalye bulmaya çalışır. Ayakta kalan çocuk yeni Kar Dede olur.
Kar Dede dilediği bir anda “KAR FIRTINASI!” diye seslenir. Bu çağrı ile tüm gruplardaki çocuklar aynı anda yer değiştirir. Bu bölüm, oyunun en hareketli ve dikkat gerektiren kısmıdır.
Çocuklarla çemberde oturun. Şimdi birlikte biraz dinlenelim. Gözlerini kapatabilir, derin bir nefes alabilirsin. Vücudun şu anda nasıl hissediyor? Çocukların cevaplarını dinle, onların kendi beden farkındalıklarını anlatmalarına fırsat ver. Bir balon al ve çocuklara göster. Sabah uyandığımda kendimi rahat hissediyorum. Bu balon da tıpkı benim gibi boş ve hafif. Sonra gerginlik yaratan durumları örneklerle anlat:
Çocuklara “Bugün turuncunun büyülü dünyasını keşif edeceğiz ” diyerek etkinlik anlatılır. Her çocuk seçtiği çemberin yanına geçer.
Öğretmen:
Gözlerinizi kapatın, turuncu deyince aklınıza ne geliyor?” diye sorar.
Çocuklar kaselere giderek istedikleri turuncu tonlu malzemeleri seçer. Her çocuk çemberinin içine seçtiği malzemeleri kendi hayal ettiği düzende yerleştirir. Çocuklar sessizce çalışırken öğretmen ortamda huzurlu bir atmosfer oluşturur. Mandalalar tamamlandığında çocuklarla birlikte bir mandala turu yapılır:
Çocuklarla daire şeklinde yere oturun. Bugün sabah çemberimizde hem dans edeceğiz hem de eğlenceli gruplar oluşturacağız. “Müzik başlar, tüm çocuklar serbestçe dans eder. Müzik durduğunda öğretmen bir yönerge verir:
Şimdi kızlar bir daireye, erkekler başka bir daireye.
Evinde hayvanı olanlar bir daireye, olmayanlar diğerine.
Sarışınlar bir daireye, esmerler diğerine.









