22 Şubat

Daha Kaç Kez Uyuyacağız?

Leyla, özel bir şey olacağını öğrendiğinde çok heyecanlanırdı. Annesi ya da babası “Yakında doğum günün!” ya da “Üç hafta sonra tatile gidiyoruz.” dediği anda Leyla’nın içi kıpır kıpır olurdu.

Her akşam yatağa giderken aynı soruyu sorardı:
“Daha kaç kez uyuyacağız?”
“Doğum gününe kaç uyku kaldı?”
“tatile kadar var?”

Annesi Leyla’yı yatırdığında genellikle şöyle derdi:
“Daha çok var, şimdi sayamayız.”

20 Ocak

Hikâye Torbası: Gecenin Işıldayan Sırrı

Bir zamanlar gökyüzünde çok meraklı bir Ay varmış. Ay, her gece parladığını görürmüş ama gündüz olunca neden görünmediğini bir türlü anlayamazmış. Bir gün Ay kendi kendine sormuş:
Ben nereye gidiyorum acaba? Öğretmen torbadan Güneş figürünü çıkarır. Ay, Güneş’e seslenmiş:
Merhaba Güneş. Sen ortaya çıkınca ben neden görünmez oluyorum?

20 Ekim

Yaprağın Döngüsü

Bir zamanlar küçük yeşil bir yaprak varmış. Güneşi çok severmiş. Günler geçtikçe rengi değişmiş, sararmış, sonra rüzgârla toprağa düşmüş. Ama onun hikâyesi orada bitmemiş…”

Bu hikâyenin ardından çocuklarla birlikte kısa bir doğa yürüyüşü yapılır.
Bahçeden farklı renk ve büyüklükte yapraklar toplanır.
Sınıfa dönüldüğünde çocuklar yaprakları büyüteçle inceler.

22 Ağustos

Cesur Aslanlar

Bir zamanlar, Afrika’nın ormanlarında kalbi küçücük, çekingen bir aslan yavrusu yaşarmış. Adı Leo’ymuş. Leo, diğer aslanlar gibi kükremeyi bilmez, karanlıktan korkar ve saklambaç oynarken bile en ufacık bir sesten irkilirmiş. En büyük hayali, güçlü ve cesur bir aslan olmakmış ama bu hayali ona çok uzak görünüyormuş.

Bir gün, ormanda büyük bir fırtına çıkmış. Gökyüzü kararmış, şiddetli bir rüzgâr esmeye başlamış ve ağaçlar sağa sola sallanıyormuş. Fırtınanın ortasında, Leo, annesinden ve sürüsünden ayrı kalmış minik bir maymun görmüş. Minik maymun korkudan titriyor, ağaca tırmanmaya bile cesaret edemiyormuş.

Loading...