Ağaç gibi köklenir
Yaprak gibi sallanır
Rüzgârda savrulan dalları canlandırır
“Şimdi hepimiz ormandayız…”
Roller gönüllülük esasına göre seçilir:
Ağaçlar
Mantarlar
Ormancı
Orman hayvanları (isteğe bağlı)
Ağaç gibi köklenir
Yaprak gibi sallanır
Rüzgârda savrulan dalları canlandırır
“Şimdi hepimiz ormandayız…”
Roller gönüllülük esasına göre seçilir:
Ağaçlar
Mantarlar
Ormancı
Orman hayvanları (isteğe bağlı)
Çocuklar küçük yaşlardan itibaren bıraktıkları her şeyin aşağı doğru düştüğünü deneyimler. Nesnelerin yere düşmesi yerçekimi denilen bir kuvvet sayesinde olur.
Tüm maddeler birbirini çeker. Yeryüzünde en büyük kütle Dünya olduğu için, çekim gücü de en fazladır. Bu yüzden bıraktığımız nesneler yere doğru hareket eder.
Bir zamanlar gökyüzünde çok meraklı bir Ay varmış. Ay, her gece parladığını görürmüş ama gündüz olunca neden görünmediğini bir türlü anlayamazmış. Bir gün Ay kendi kendine sormuş:
Ben nereye gidiyorum acaba? Öğretmen torbadan Güneş figürünü çıkarır. Ay, Güneş’e seslenmiş:
Merhaba Güneş. Sen ortaya çıkınca ben neden görünmez oluyorum?
Çocuklarla çemberde ayakta durulur.
Güneş, sabah–akşam ve aydınlık–karanlık kavramları hakkında kısa bir sohbet yapılır.
Güneş sabahları gökyüzünde ne yapar?
Akşam olunca Güneş’e ne olur?
Güneş olmasaydı neler hissederdik?
Öğretmen, iklim kavramını çocukların anlayabileceği sade bir dille açıklar:
İklim, bir yerde uzun zaman boyunca görülen hava durumudur. Bazı yerler her zaman soğuktur, bu yüzden oralarda sık sık kar yağar. Bazı yerler ise bazen sıcak, bazen soğuk olur. Bu nedenle buralarda genellikle sadece kışın kar yağar.
Ardından güneşin etkisi üzerinde durulur.
Güneş çok ısıttığında karlar erir. Havanın serin olduğu yerlerde ise kar daha uzun süre yerde kalır.
Bizim ektiğimiz tohumdan büyük, kocaman bir ağacın çıkması yıllar sürecek. Siz okula başlayacaksınız, büyüyeceksiniz… Ağacımız da sizinle büyüyecek. Bu ağacı dikmek, sadece bugün için değil, gelecek içinbir hediye vermek anlamına geliyor. Gelecekte bu ağacı ziyaret ettiğinizde ne hissedeceksiniz?”
Çocuklara anlatın: “Bugün havayı sadece duymayacağız, aynı zamanda biz de sesleri oluşturacağız. Hadi birlikte bir hava yolculuğu yapalım.”
Her malzemeyi tek tek gösterin ve sesini dinletin:
Bezelye/pirinç dolu kutu = yağmur
Davul = gök gürültüsü
Küçük çanlar = güneş
Sarı bezin dalgalanması = rüzgâr
Çocukları hareket edebilecekleri geniş bir alanda toplayın. Onlara hava durumu
sembollerini gösterin ve her birinin neyi temsil ettiğini birlikte adlandırın. Örneğin:
“Bu bir güneş! Peki, güneş olduğunda nasıl hissederiz?” gibi basit sorularla
çocukların katılımını sağlayın.
Her sembol için uygun bir hareket geliştirin. Örnek hareketler:
Güneş: Kollarınızı uzatın ve parmaklarınızı açarak yanlarınızda sallayın, hafifçe
Çocuklarla çemberde oturulur.
Eğitmen şöyle der:
“Bugün havayı parmaklarımızla görünür hale getireceğiz. Sizce bugün hava nasıl olabilir?
” Eğitmen metni yavaş ve vurgulu bir şekilde okur, hareketleriyle birlikte gösterir.
Sonrasında çocuklarla birlikte tekrar edilir.
Günaydın, günaydın, sevgili çocuklar, Ellerimiz havada, herkese bir selam ver. (İki elinizle çocuklara neşeyle el sallayın.)
Çemberimizdeyiz, ne güzeliz, Sandalye değil, yerde oturup sallanırız! (Kalçalarınızı yerde ileri geri sallayın, gülüşmelerle.)
Şimdi de ses verelim, herkes duysun bunu, Yüksek sesle “Merhaba!” diyelim, günümüzün ilk şarkısını. (Herkes birlikte yüksek sesle “Merhaba!” diye bağırır.)
(Bu kısımda şarkının ritmi biraz yavaşlar ve her çocuğa tek tek hitap edilir.)