Daha sonra öğretmen şu şekilde yönlendirme yapabilir:
“Bu canlıların hepsinin ortak özelliği ne olabilir?”
Çocukların cevapları dinlenir ve “Hepsi denizde yaşar” sonucuna birlikte ulaşılır.
Farklı diller, kıyafetler, yemekler ve yaşam biçimleri konuşulur.
Çocukların günlük yaşamlarında duydukları farklı diller ve gördükleri kültürel farklılıklar üzerine sohbet edilir.
Farklı ülkelere ait kısa müzikler dinlenir. Çocuklar müziklere göre hareket eder veya dans eder. Küçük gruplara ayrılarak her grup bir “ülke köşesi” oluşturur (örneğin: Türkiye, Almanya, Afrika ülkeleri vb.) Her grup resim yapar veya bir kültürü temsil eden küçük bir canlandırma hazırlar.
Çocuklarla birlikte yere ya da masaya oturun. Dünya nasıl bir yer sizce? diye sorun. Çocukların söylediklerini büyük bir kâğıda yazın örneğin: “ülkeler var”, “insanlar var”, “hayvanlar var” gibi.
Büyük dünya haritasını açın. Bakın, bu bizim dünyamız! Kıtaları gösterin: Avrupa, Afrika, Asya, Amerika, Avustralya
Çocuklara sorun:
“Türkiye nerede?”
“Başka bildiğiniz ülke var mı?”
Her çocuğa küçük harita verin ve bildikleri ülkeleri kırmızı ile işaretlemelerini isteyin. Ülkeler ve Bayraklar. Çocukların bildiği ülkeleri haritada göstersinler. Bayraklarını beraber inceleyin. İsteyen çocuklar bayrakları boyayabilir.
Çocuklarla birlikte yere oturulur ve dünya haritası açılır. Öğretmen çocuklara şöyle sorar: “Dünya çok büyük bir yer… Sizce dünyada neler var? Çocukların cevapları dinlenir (ülkeler, insanlar, hayvanlar vb.).
Oyun Aşaması
Öğretmen bir “tahmin oyunu” başlatır:
“Şimdi size bazı ipuçları vereceğim, bakalım hangi ülkeyi bulabileceksiniz?”
Çocuklar yarım ay şeklinde oturtulur. Öğretmen yumuşak bir giriş yapar:
“Zaman hiç durur mu? Biz büyürken zaman da ilerler. Peki gelecekte neler olacak dersiniz?”
Çocuklarla önce yakın gelecek hakkında konuşulur:
Yakında neyi heyecanla bekliyorsun?
Doğum günü, tatil, misafir gibi örnekler verilebilir.
Ardından uzak gelecek üzerine düşünmeleri teşvik edilir:
Çocuklar çemberde toplanır. Öğretmen sakin ve merak uyandıran bir ses tonuyla sohbeti başlatır:
“Sabahları anneniz, babanız evden nereye gidiyor?”
“Siz okuldayken onlar neler yapıyor olabilir?”
Çocukların cevapları yargılanmadan dinlenir. Bilmek zorunda olmadıkları özellikle vurgulanır.
Öğretmen çocuklarla birlikte çember şeklinde oturur. Ses tonu yumuşak ve sakin tutulur.
Öğretmen çocuklara şöyle seslenir:
“Bugün sizlerle birlikte çok büyük bir yeri konuşacağız. O kadar büyük ki içine Dünya da sığıyor. Bu yerin adı uzay.”
Çocukların yorumları dinlenir.
“Biz Dünya’nın üzerindeyiz. Dünya bizim evimiz. Gece olunca gökyüzüne baktığımızda küçük küçük ışıklar görürüz. Onlara yıldız diyoruz.”
Çocuklar küçük yaşlardan itibaren bıraktıkları her şeyin aşağı doğru düştüğünü deneyimler. Nesnelerin yere düşmesi yerçekimi denilen bir kuvvet sayesinde olur.
Tüm maddeler birbirini çeker. Yeryüzünde en büyük kütle Dünya olduğu için, çekim gücü de en fazladır. Bu yüzden bıraktığımız nesneler yere doğru hareket eder.
Bu durumun, Dünya’nın kendi etrafında dönmesinden kaynaklandığı vurgulanır. Örnek verilerek; Avrupa’da gündüzken Avustralya’da gece olabileceği ya da tam tersi durumların yaşanabileceği açıklanır. Diğer gezegenlerin de kendi etraflarında döndükleri için onlarda da gece ve gündüz oluştuğundan bahsedilir.
Çocuklarla spor salonu ya da geniş bir alanda buluşun. Farklı kültürlerden seçtiğiniz bir müzik parçasını başlatın. Çocuklara müziğe uygun olarak serbestçe hareket etmeleri için rehberlik edin. Bedenlerini ritme göre nasıl hareket ettirebileceklerini gözlemlemelerini isteyin.









