nsanların çok uzun zamandır gökyüzüne baktığı, düşündüğü ve hikâyeler anlattığı paylaşılır. Günümüzde şehir ışıkları yüzünden yıldızları daha az görebildiğimiz konuşulur. Evren hakkında her şeyi bilmemizin gerekmediği, merak etmenin ve soru sormanın çok değerli olduğu vurgulanır. Çocukların düşüncelerini özgürce paylaşmalarına alan açılır; doğru–yanlış düzeltmeleri yapılmaz.
Çocuklarla birlikte yere oturun ve ayakkabı kutusunu önünüze koyun. Kutunun üstü kapalı ve içerisi görünmesinler. Çocuklar kutuya merakla bakarlar. Her çocuğa bir el feneri verin. Fenerin ışığını kutunun deliklerinden birine tutmalarını isteyin. Işık, kutunun içindeki nesneleri biraz gösterecek. Çocuklar, ışığın kutunun içindeki nesneleri nasıl ortaya çıkardığını fark edecek ve heyecanlanacaklardır.
Bir yetişkin ya da bir çocuk yıldızla birlikte saklanır. Saklanan kişi, üçgen veya çanla hafif bir ritim çalar. Diğer çocuklar odaya girer ve “Yıldız, neredesin?” diye sorar. Çanın sesi onları yönlendirir. Saklanan kişi sesle ipuçları vererek yıldızın yerini belli eder. Çocuklar yıldızı bulduklarında, bir “kutlama şarkısı” olarak “Işıltı, Işıltı, Küçük Yıldız” şarkısını bir kez daha söylerler. Yıldızı bulan çocuğun yıldız gibi bir dans yapması istenir.
Çocukları aktiviteye hazırlayın. Eğer bazı çocuklar karanlıktan hoşlanmıyorsa, ışıkları yavaşça kısarak onlara rahatlatıcı bir ortam oluşturun.
Seçtiğiniz figürü beyaz bir duvarın önüne yerleştirin.



